AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş: Muhalefet anlamak istemese de terör geride bırakıldı

AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş: Muhalefet anlamak istemese de terör geride bırakıldı
AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş: Muhalefet anlamak istemese de terör geride bırakıldı

Kurtulmuş, Diyarbakır’daki temasları kapsamında bir otelde, partisinin kuruluşundan bugüne hizmet sunan teşkilat mensuplarına yönelik düzenlenen, “Vefa Buluşmaları” programında yaptığı konuşmada, vefanın bütün insani değerlerin ötesinde siyasette de çok derin anlamları olan bir konu olduğunu söyledi.

Bunun, sadece eski milletvekilleri, il ve ilçe yönetiminde bulunanların bir araya gelerek sohbet etmesi, helalleşmenin ötesinde bir ahdi yenileme toplantısı olduğunu kaydeden Kurtulmuş, bu şekilde anlaşılmasının önemli olduğunu düşündüğünü belirtti.

Bu toplantıların çoğaltılması gerektiğini, sadece siyasi sonuç almak bakımından değil aynı zamanda mücadele azmini ve kararlılığı arttırmak bakımından da insanın dostlarını, kardeşlerini zaman zaman görmeye ihtiyacı olduğunu aktaran Kurtulmuş, AK Parti’nin sıradan bir parti değil, büyük bir medeniyet hareketinin bugünkü adı olduğunu dile getirdi.

“AK Parti, bu topraklarda yeniden kendi büyük medeniyetimizi ihya ve inşa etmenin siyasi pratikteki karşılığıdır ve bu anlamda da gerçekten geçtiğimiz 20 yıllık süre içerisinde fevkalade önemli başarılar elde etmiş, bu iddiayı sürdürebilmek için Türk milletine, bu aziz millete büyük kazanımlar elde etmiştir.” ifadelerini kullanan Kurtulmuş, çok büyük hizmetler yapıldığını aktardı.

– “TERÖR GERİDE BIRAKILDI”

Kurtulmuş, şöyle konuştu:

“Her ne kadar bazı muhalefet mahfilleri yapılan bu hizmetleri bir şekilde anlamak istemese de Türkiye her anlamda, eğitimde, sağlıkta, ulaştırmada her alanda büyük bir merhale katetti. Ayrıca özellikle son yıllarda Diyarbakır’ı, o canım Sur ilçesinin nasıl yakıldığını, yıkıldığını nasıl yok edildiğini, edilmeye çalışıldığını biliyoruz. Terör geride bırakıldı ve çok şükür Diyarbakır tabiri caizse küllerinin üzerinden yeniden doğdu. Bunun için bu büyük başarıları iftiharla ifade etmek mümkündür. Herhangi bir arkadaş sabaha kadar AK Parti’nin hizmetlerini anlatabilir. Ama ‘AK Parti ne yapmıştır, nerede başarılı olmuştur’ derseniz, en başarılı olduğu noktalardan birkaç tanesini ortaya koymak isterim. Yol, köprü, havaalanı, üniversite yaparsanız, şehirleri abad edersiniz ama en önemlisi zihinleri ve terakkileri değiştirebilmektir. Bu çerçevede AK Parti’nin Türkiye’ye, bu millete kazandırmış olduğu en büyük şey bir zihniyet devrimidir. Özellikle zihniyet devriminin içerisinde bundan çok çekmiş olan
illerimizin başında gelen Diyarbakır bu mirasa, geçmişe sahiptir. Bunların içerisinde vesayet odaklarıyla mücadele, vesayet odaklarının bu ülkenin insanlarını birbirinden ayırmak için ortaya koyduğu ayrımcılıkla mücadele, bazı etnik kimlikler üzerinden mücadele yapan ve halkı ayırmak isteyenlerin görüşlerine karşı mücadelede fevkalade başarılı olmuştur.”

Kurtulmuş, “Bürokratik oligarşi dediğimiz halkı birinci, ikinci sınıf vatandaş olarak ayıran o kara zihniyet AK Parti döneminde geride bırakıldı. Bunların içerisinde en önemli meselelerden biri insanların ana dilinde konuşmaların önündeki engellerdir. İnsanlar bir seçim kampanyasında mesela Kürtçe, Arapça, başka bir lisanda konuşsa hemen hakkında fezleke tutulur ve tahkikat yapılır. Bütün bunları geride bırakarak vatandaşlarımızın ana dillerinde konuşmalarını mümkün kılan bir zihniyet değiştirme ihtiyacı vardı ve bunu da ortaya koyan siz oldunuz. Sizin içerisinde bulunduğunuz siyasi hareket oldu.” ifadelerini kullanarak, insanların ana dillerinin ana sütü kadar helal olduğuna inanan bir siyasi hareket olduklarını bildirdi. Kurtulmuş, konuşmasına şöyle devam etti:

“Hiçbirimiz hangi ana dili konuşarak dünyaya geleceğimizi tespit etmedik. Benim annem Türk olduğu için ana dili Türkçe bu salondakilerin çoğunun annesi Kürt olduğu için ana dillerimiz Kürtçe. Türkçe ya da Kürtçe konuşmak herhangi birimize nasıl ayrıcalık sağlamazsa herhangi bir kimseye de bir ayrımcılık vesilesi olarak asla kullanılamaz. Ama yıllarca şu Diyarbakır’da bile eski Diyarbakır cezaevinin dili olsa da konuşsa, o insanlara ana dillerinde konuşuyor diye nasıl haksızlıkların yapıldığını hepimiz biliyoruz. Bunları ortadan kaldırmak size nasip olmuştur. Çünkü yerin ve göğün yaratılması dillerin ve renklerin farklı kılınması Allah’ın varlığının, birliğinin işaretlerindendir. Biz birisini duymadığımız, anlamadığımız bir dilde konuşurken görürken Allah’a karşı olan inancımız, bağlılığımız artıyor. Çünkü bütün insanların sahibi ve bütün lisanların halikı olan cenabı zül celaldir. Dolayısıyla bu memlekette yıllarca ana dil üzerinden yapılan ayrımcılıkların çoğunluğunu ortadan kaldırmak çok şükür size nasip oldu.”

– “ARTIK KİMSENİN DARBE YAPMA İMKANI, DARBE YAPACAK BİR NİYETİ VE TAKATİ KALMAMIŞTIR”

Kurtulmuş, “Bugün insanlarımızın kendi etnik kimliklerine bakılmaksızın, herkesin eşit ve birinci sınıf, Türkiye Cumhuriyetinin yurttaşı olmasını sağlamak bizim siyasetteki en önemli hedeflerimizden biri oldu ve çok şükür bunu başardık. Bunu başarmaya da devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Vesayet odaklarının içerisinde kendisini halkın, siyasetin, sivillerin üzerinde gören, ellerine geçirdikleri topuyla, tankıyla milleti hizaya sokmak isteyen nice çevrelerin olduğunu bildiklerini aktaran Kurtulmuş, şunları söyledi:

“Bu anlamda vesayetleri sistematik olarak ortadan kaldırmak, bu AK Parti’nin döneminde sizlere nasip oldu. Örneğin artık Türkiye’de 15 Temmuz’da ortaya konulan o direnişten sonra artık kimsenin darbe yapma imkanı, darbe yapacak bir niyeti ve takati kalmamıştır. Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetlerinde kuvvet komutanlıklarının bakanlığa bağlanması, jandarmanın, sahil güvenliğin İçişlerine bağlanması gibi yani elinde silah olanın sivil iradeye bağlanması Türkiye’deki en önemli sistematik değişimlerden birisidir.”

Türkiye’de sağlanan gelişmelere değinen Kurtulmuş, vatandaşlar arasında ayrımcılığı teşvik edecek hiçbir söze, hiçbir uygulamaya müsaade edilmeyeceğini açıkça ortaya koyduklarını ifade ederek, AK Parti ailesi olarak yapılan reformlara bu gibi vaziyetlerle mücadele etmeyi sürdürdüklerini vurguladı.

Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Vesayetlerle mücadele dediğimizde yine eski siyasi dönemleri hatırlıyoruz. Şu an herkes işini yapıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin generali Türkiye’nin siyasi işleriyle değil Türkiye’nin savunmasıyla ilgilidir ve Türk Silahlı Kuvvetleri kendi vazifesini yapıyor. Yüksek yargı kendi vazifesini yapıyor. Yargı kendi işini yapıyor, siyaset kendi işini yapıyor, sanatçı kendi işini yapıyor, öğretim üyesi kendi işini yapıyor. Aklına gelen bir bildiri yayınlayarak siyasete ayar ve nizam vermeye kalkmıyor, kalkamıyor. Bu Türkiye için fevkalade önemli. AK Parti bu anlamda vesayetlerle mücadele etti. 15 Temmuz’u hatırlıyorsunuz ama biraz geriye gidin 7 Şubat 2013 MİT krizi ile başlayan halkalar zinciridir bu. Değerli kardeşlerim 7 Şubat Türkiye’nin yakın tarihinin kırılmalarından birisidir. Türkiye bir daha derin çetelerin asla etki alanı haline gelmeyecek. Bu anlamda vesayetlerle mücadele etmek bu 20 yıllık sürecin en önemli kazanımlarından biridir.

– “11-12 YAŞINDAKİ ÇOCUKLAR ROBOTİK KODLAMA YAPIYORLAR”

“Asla geriye doğru gitmeyeceğiz. AK Parti kadroları olarak, AK Parti ailesi olarak bu büyük vesayetlerle mücadelede elde ettiğimiz kazanımların kadri kıymetini bileceğiz.” diyen Kurtulmuş, zihniyet devrimi bakımından en büyük kazanımın ise öz güvenin inşası olduğunu bildirdi.

Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Önceden bu memleketin en akil adamlarına göre, ‘Türkiye savunma sanayide bu kadar ileri gidebilir mi?’, ‘Türkiye Güneydoğu ve Anadolu’da, Batman’da, Şırnak’ta, Hakkari’de, Muş’ta üniversiteler kurulabilir mi?’, ‘Buralarda hızlı hatlar olabilir mi?’ deseniz hadi canım oradan derlerdi. Çünkü eski Türkiye yapamayız fikri üzerine oluşmuştu. Şu an Allah’a şükür, Şehitkamil Belediyesinin teknoloji laboratuvarını gezerken 11-12 yaşındaki çocuklar robotik kodlama yapıyorlar. Çocuklara ben de laf olsun diye, ‘Bu ülkenin uzay laboratuvarları olursa o laboratuvarlarda çalışmak için hazır mısınız?’ diye sordum. Hepsi büyük bir öz güvenle, ‘Evet bizler bunu yapabiliriz.’ dediler. Bu gerçekten büyük bir merhaledir.”

Türkiye’nin özellikle genç nesillerin “yapabiliriz” ruhuyla büyük bir öz güven içinde hareket ettirildiğini, bunun da zihniyet devriminin ikinci büyük ayağı olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, üçüncü büyük ayağının ise Türkiye’nin hem ekonomide hem siyasette hem de hukukta bu 20 yıllık süre içinde eş zamanda reformlarını yapabilmesi ve Türkiye’nin yepyeni bir siyaset, ekonomi ve hukuk zeminine doğru gelmesi olduğunu söyledi.

Son dönemde ekonomi alanında yaşanan sıkıntıların hepsinin farkında olduklarını bildiren Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Milletin içinde ne konuşuluyorsa hepsinin farkındayız, nasıl çözüleceğini biliyoruz ve bu konuda hükümet ve arkadaşlarımız canla başla çalışıyor. Zihniyet devrimi gerçekleştirmemiş olan toplumların ileriye gitmesi mümkün değil. Bu memlekette Allah’ın izniyle Kürt’üyle, Türk’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, farklı etnik yapılarıyla, farklı meşrep ve mezhepleriyle 84 milyonun kardeşliğini, dostluğunu, birliğini, beraberliğinin sembolize eden bir siyasi hareketiz. Onun için biz her zaman diyoruz biz bir bölgenin partisi değiliz, bir grubun sınıfı partisi değiliz. Büyük bir dava harekatı olarak 84 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının partisiyiz. Hatta ve hatta dünyadaki mazlum milletlerin partisiyiz.”

– “2023 MİLLETİMİZLE OLAN AHDİMİZİ YENİLEME DÖNEMİDİR”

2023 seçimlerine değinen Kurtulmuş, şöyle konuştu:

“Allah’ın izniyle 2023’te yeniden milletimizle olan ahdimizi, milletimizle olan sözleşmemizi yenileme dönemidir ve inşallah milletin oylarıyla Recep Tayyip Erdoğan sizlerin gayretiyle yeniden Türkiye Cumhurbaşkanı seçilecek. Aynı şekilde siyasetin daha rahat bir ortamda yapılmasının mümkün olduğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da da ayrılık rüzgarlarını ya da ayrılık fitnelerini ekenlerin siyasetine karşı sizler milletimizle hareket ederek aynı şekilde parlamento seçimlerinde de büyük bir zaferi ve başarıyı elde edeceksiniz. 2024’te de inşallah hem Diyarbakır’da hem bölgemizin tamamında çok güzel bir seçim geçecek ve yerel seçimlerden de inşallah güçlü bir şekilde milletin iradesiyle çıkacağız. Aksi gerçekten düşünmek bile istemediğimiz bir tablo. Eğer o 6 artı 1 var ya bu masada bunlar herhangi bir konu etrafında anlaşamıyorlar zaten tek anlaştıkları şey ‘parlamenter sisteme geri dönelim.’ İyi de nasıl döneceksin parlamentoda çoğunluğun yok. Halka gittin halk referandumda bunu kabul edecek mi? Şu andaki sistem sanki meşru bir sistem değilmiş gibi konuşuyorlar. Eğer roller ters olsaydı AK Parti kadrolarından hiçbir zaman milletin seçtiği cumhurbaşkanlığı sistemine karşı bir tek söz duymayacaktınız. Bunlar hangi konuda ne iş yapacaklar? Örneğin, terörle mücadelede CHP ile HDP’nin ortak noktası nedir ya da İYİ Parti ile HDP’nin ortak noktası nedir? Ekonomi politikalarında nasıl bu 6-7 parti bir araya gelecekler ve ortak bir politikayı icra edecekler?”

– “TÜRKİYE’NİN DAHA ATMASI GEREKEN ÇOK ADIMLAR VAR”

Kurtulmuş, Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üstlendiği, barışın önünü açmak için ortaya koyduğu rolünün görüldüğünü bildirdi.

“Bugün hallolmuş gibi gördüğümüz meselelerin tamamına ilişkin zihinlerinde ciddi belirsizlikler var. Bu anlamda evet milletimiz bir zorluktan geçtiğimizi görüyor. Bizlere de zaman zaman eleştirilerde, şikayetlerde bulunuyor ama inanın şikayette bulunan kardeşlerimizin bile hiçbirisi, ‘Bu işi CHP çözer, bu işi İYİ Parti çözer’ demiyor. Ya da ‘şu parti çözer’ demiyor. ‘Bu sorunlar varsa bunu yine siz çözecekseniz, bunu yine Recep Tayyip Erdoğan çözecek.’ diyor. Bu güven de aslında milletin bu kadrolara duyduğu güvenin bir sonucu.” ifadelerini kullanan Kurtulmuş, kazanımların hiçbirisinin geriye götürülmemesi gerektiğini vurguladı.

Kurtulmuş, bunun için canla başla çalışacaklarını, milletin iradesini bir kere daha kuvvetli bir şekilde 2023 sandıklarında gerçekleştireceklerini ve yola devam edeceklerini aktararak, “Türkiye’nin daha atması gereken çok adımlar var, bunları da hep beraber atacağız. Diyarbakır ve bölgede sağlanan bu barış ortamının, huzurun, sükunetin, selamet ortamının çok daha ülkenin ve bölgenin ileriye gitmesine neden olacağına yürekten inanıyorum. İnşallah 2023’te Diyarbakır’dan üstün bir zaferle çıkmayı ümit ediyoruz.” şeklinde konuştu.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*